Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin'den Rest: Kamu İşçilerine En Yüksek Zammı Biz Yaptık

Afyonkarahisar’da Türk-İş’in bir toplantısına katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, kamu işçilerinin durumları hakkında önemli adımlar attıklarını aktardı.

Güncel 11.10.2021 - 19:32 11.10.2021 - 19:37 Ayşe Gül Sandıkcıoğlu

Afyonkarahisar’da Türk-İş’in Bölgesel Şube Başkanları ve İl Temsilcileri Semineri’ne katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, gerek kamuda çalışan işçiler ve gerekse Kovid 19 salgınına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Sosyal Denge Mesajı

vedat bilgin 1

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Türk-İş’in düzenlemiş olduğu toplantıda kamu çalışma hayatına dair önemli adımlar attıklarını ifade etti. Bakan Bilgin bu konu hakkında "Biz en düşük ücret alan işçilerimize seyyanen 400 liranın üzerinde bir zam yaparak, onları 4000 liraya çektik ondan sonra da yüzdelik zammı konuştuk, bunu da gerçekleştirdik. Bu Türk kamu çalışma hayatında kamu işçileri açısından sadece bir ücret artışı değil bir sosyal dengenin kurulması açısından da önemli bir adımdır." dedi.

'Türkiye 5 Kuruş Almadı'

VEDAT BİLGİN 2

Ayrıca Kovid 19 sürecinde de neoliberalizmin bütün dünyanın ekonomik ve sosyal dengelerini altüst ettiğine değinen Bakan Bilgin, dünyanın en gelişmiş ülkelerinin dahi sosyal devlet anlayışlarının tahribata uğradığını söyledi. Hatta gelişmiş ülkelerin sağlık sistemlerinin salgın karşısında perişan olduğunu bildiren Bilgin, “Bir Kovid-19 hastasının yaklaşık maliyeti Amerika Birleşik Devletleri'nde ve Avrupa ortalamasında 11 Dolar. Türkiye bunu 5 kuruş almadan bir sosyal devlet sorumluluğuyla gerçekleştirmiştir” dedi.

Önce Düşük Gelirli İşçileri Korumak Mecburiyetindeyiz

Bilgin, ayrıca kamuda düşük ücretli işçilere en yüksek zammı gerçekleştirdiklerinin altını çizerek şunları kaydetti: "Bir iş yerinde çalışanlar arasında ücret farkı ülkenin yaşadığı gelir dağılımı sorunlarından daha farklı bir düzeydeyse, daha göze batan bir düzeydeyse orada iş barışı olmaz. Yani bir yerde asgari ücretle çalışıyor, orada işçiler arasındaki fark, mesafe, makas açılmışsa orada iş barışı olmaz. Önce düşük gelirli işçileri korumak mecburiyetindeyiz, ondan sonra yüzdelik zammı tartışabiliriz ve konuşabiliriz. Onun için biz en düşük ücret alan işçilerimize seyyanen 400 liranın üzerinde bir zam yaparak, onları 4000 liraya çektik ondan sonra da yüzdelik zammı konuştuk, bunu da gerçekleştirdik. Bu Türk kamu çalışma hayatında kamu işçileri açısından sadece bir ücret artışı değil bir sosyal dengenin kurulması açısından da önemli bir adımdır."

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@