Şimdi de Seller Başladı! Karadeniz'i Felç Eden Sellerin Sebebi Ne?

Türkiye, günlerce süren orman yangınlarının ardından Karadeniz'deki sel felaketleriyle boğuşuyor. Herkesin dilinde ise aynı soru, sebep ne?

Güncel 12.08.2021 - 18:26 12.08.2021 - 18:43 Dilek Y.

Türkiye'nin batı ve güney kesimlerinde günlerce kontrol altına alınamayan orman yangınları, milyonları yasa boğdu. Tam yangınlar bitti derken bu kez de seller baş gösterdi. Karadeniz'i etkisi altına alan seller nedeniyle onlarca ev, bina ve köprü yıkılırken, Kastamonu'da 10, Sinop'ta 1 kişi yaşamını yitirdi. Kayıpları arama çalışmaları ise devam ediyor. Peki, üst üste gelen doğal afetlerin sebepleri neler?

Asıl Sorun Sellerin Afete Dönüşmesi

Sel-1

BBC Türkçe'ye konuşan uzmanlara göre Türkiye'nin şu anki sorunu sellerin kolayca afete dönüşebilmesi.  İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü ve Afet Yönetim Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, yangın ve sellerde iklim değişikliğinin "günah keçisi" olarak kullanıldığı görüşünde. Kadıoğlu, yağış artışı ve yağış rejimlerinin değişmesinin seller üzerinde etkili olsa da selin afete dönüşmesinin sadece şu üç koşulla mümkün olduğunu ifade ediyor: Tehlike, maruziyet ve insan ile yapıların buna karşı savunmasızlığı. Sel riskine açık bölgelerdeki "yapılaşmaya" dikkat çeken Kadıoğlu, sel felaketlerine maruz kalınmasına olacak şekilde "dere yatakları ve heyelan bölgelerinin daha fazla yerleşime açıldığı" yorumunda ısrarcı. "Dere yatağına dağ tepesine ev yapar gibi sıfır giriş bina yapıyoruz, bütün suçu da tehlikeye atıyoruz. Burada bir tuhaflık var." diyen uzman isim, "İmar-iskan politikaları bu şekilde devam ettiği" sürece iklim değişikliğinin de etkisiyle sel felaketlerinin sıklaşacağını söylüyor.

Sel-2

İklim değişikliği ve sıcaklık artışına bağlı buharlaşma sonucu su çevriminde hızlanmalar yaşandığını gözlemleyen Kadıoğlu, "meteorolojik afetlerin şiddeti, süresi ve olduğu yerlerin" değiştiğini söylüyor ve ekliyor: "İklim değişikliği sebep değil sonuç; selleri başlatmıyor, sıklığı ve şiddeti arttırıyor." Binaların da bilinçsizce inşa edildiği görüşünde: "Yıkılan köprüler eski değil, yeni. Ezbere, basit köprüler yapılıp ortasına bir ayak konuyor. Köprüler baraj gibi şişiyor, yıkılıyor, bir de baraj selleri gibi sellerle yıkıma neden oluyor. 400-500 yıllık bir taşkın hesabı, çevresindeki havzadan gelebilecek ekstrem durumlar hesaplanmıyor. Devlet kamu binaları da bundan farksız değil."

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@