2020 Yılının son aylarında başlayan hayat pahalılığının artışında, bir yılı geride bırakmak üzereyiz. Vahşi bir şekilde yükselmeye başlayan fiyatların bir yerde durması gerektiği beklentisi tüm çevrelerde hakim durumda. Dahası ekonominin yöneticilerinden sürekli bu yönde telkinler yapılıyor. Buna karşın fiyat artışları hızını kesmeden devam ediyor. Bir yanda her şey daha iyi olacak söylemleri devam ederken, diğer yanda, dünyanın felaketler yaşamış ve buna paralel ekonomik yıkımlara uğramış ülkelerinden farksız bir ekonomi gerçeği yaşıyoruz. Öyle ki birçok ülkenin on yıllar boyunca gördüğü hayat pahalılığı, bir günde raftaki ürünlere yansıyabiliyor.

Kim Milyoner Olmak İster'de Atatürk Sorusuyla 1 Milyon TL'lik Soruyu Açtıran Batu Alıcı İlk Kez Konuştu Kim Milyoner Olmak İster'de Atatürk Sorusuyla 1 Milyon TL'lik Soruyu Açtıran Batu Alıcı İlk Kez Konuştu

Bazı ülkelerin Yıllarda Yaşadığı Zamlar, Ülkemizde Günlük Olarak Gerçekleşiyor

Bir gün zaten yüksek fiyatlı olarak bir temel gıda maddesi, ertesi gün raflara % 10, % 20 gibi zamlarla konuluyor. Buna karşın Almanya on yıllardır % 8’ e ulaşmış enflasyon oranıyla sarsılan bir ekonomiye sahip. Öte yandan vatandaşlarda enflasyon oranlarını takip etmek ve saptamakla görevli olan TÜİK verileri güvenmiyor. Zira TÜİK’ ten yapılan resmi enflasyon oranı açıklamalarıyla, gerçekte yaşanan pahalılık arasında devasa bir fark bulunuyor. Bu duruma en iyi örnek olarak marketlerde, bir hafta boyunca dolaşmak yeterli oluyor. Her gün, hatta bazen aynı güm içerisinde değişen fiyatlara sahip yüzlerce ürünle karşılaşabiliyorsunuz. İçeriğimizde birazda bu durumu kanıtlayan çeşitli saptamalardan örnekler bulabilirsiniz.

İşte Market Raflarından Örnekler

  • 2.5 Litrelik bir kola son zamlarla 23.50 TL’ den satılıyor.
  • Kaşar peyniri ortalama olarak 99 TL’ ye ulaşan kilo fiyatıyla artık sofralarımızdan uzaklaştırmak zorunda kaldığımız gıdalardan biri.
  • Süt ve süt ürünleri, son 1 yıl içerisinde en fazla zamlanan ürünlerden biri. Şu an 1 LT süt 21,90 TL’ ye ulaşmış durumda.
  • Özellikle temizlik ürünlerinde yaşanan zamlar, öylesine kanıksandı ki, birkaç gün arayla aldığınız bir ürünü aynı fiyata bulabilmeniz mümkün olmuyor.
  • Süt ürünlerine gelen zamlardan en fazla nasibini alanlardan biri de yoğurt. 3 kilo olarak aldığınız bir yoğurdu, ertesi hafta aynı fiyata 2 kilo olarak alabiliyorsunuz. Marketlerde doğal yoğurt olarak 2 kiloluk ürünler, 54,95 TL ortalama fiyatla satılıyor.
  • Benzer şekilde beyaz peynir türleri, adeta rekora doymuyor. Birçok çeşidi olan peynirin, klasik bir türünün kilosu 84,95 TL olarak raflarda bulunuyor. Ancak emin olun belki de yarın bu fiyata da zam gelecektir.
  • Henüz ortalık bu kadar karmaşık değilken bile zor aldığımız tereyağı, tarım ve hayvancılığın üst seviyede olduğu, kendisine yetebilen bir ülke olan ülkemizde ulaştığı rekor fiyatlar için ne denilebilir bilemiyoruz. Şu an tereyağı ulaştığı 224 TL ile zam şampiyonluğunu almaya çalışıyor.
  • Geleneksel ve yöresel peynirlerse, ithal ve pahalı peynir türleriyle yarışacak fiyatlara ulaşmış durumdalar. Fırsatçılığı bir tür alışkanlık haline getirmiş olan ülkemizde, yöresel bir peynirin yarım kilosu 116 TL’ den satılıyor.